Sınav öncesi uzmanından öğrenci ve ebeveynlere kritik uyarı: Bu hatalardan kaçının

Şanlıurfa’da LGS ve TYT sınavlarına sayılı günler kala öğrencilerde sınav kaygısı artarken, uzmanlar son haftanın hem akademik hem de psikolojik açıdan kritik bir dönem olduğuna dikkat çekiyor. Klinik Psikolog İrem Bulut ise sınav öncesi son günlerin doğru yönetilmesinin büyük önem taşıdığını belirterek, adaylar ve ebeveynler için önerilerini paylaştı.

Sınav öncesi uzmanından öğrenci ve ebeveynlere kritik uyarı: Bu hatalardan kaçının

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

13 Haziran’da yaklaşık bir milyon öğrencinin ter dökeceği LGS sınavı ile milyonlarca adayın katılacağı YKS sınavı 20-21 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilecek.

Öğrencilerde “yetiştiremeyeceğim”, “bildiklerimi unutacağım” ve sınav anında performans düşüşü yaşama korkusu gibi düşünceler yoğunlaşırken, bu durumun uyku düzensizliği, dikkat dağınıklığı, iştahsızlık ve fiziksel stres belirtileriyle birlikte görülebildiği ifade ediliyor. 

Uzmanlar, bu süreçte yeni konu öğrenmek yerine tekrar ve deneme çözümüne ağırlık verilmesi, kaygının ise nefes egzersizleri ve doğru düşünce yönetimi ile kontrol altına alınması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca ailelerin bu dönemde baskı kurmak yerine destekleyici bir tutum sergilemesinin öğrencinin psikolojik dayanıklılığını artırdığı belirtiliyor.

Bu kapsamda Klinik Psikolog İrem Bulut da, 13 Haziran’da yapılacak LGS ve 20 -21 Haziran’da gerçekleştirilecek TYT sınavı öncesinde öğrencilerde artan kaygıya dikkat çekti.

 Bulut, özellikle son günlerde “yetiştiremeyeceğim” ve “bildiklerimi unutacağım” gibi düşüncelerin öğrencilerde yoğunlaştığını belirterek hem öğrencilerin hem de ailelerin süreci daha sağlıklı yönetmesi gerektiğini ifade etti.

“YETİŞTİREMEYECEĞİM” YA DA “BİLDİKLERİMİ UNUTACAĞIM” GİBİ DÜŞÜNCELER OLABİLİYOR “

Öğrencilerin en sık yaşadığı psikolojik sorunlarının “bildiklerimi unutacağım” gibi düşünceler olduğunu belirten Bulut, şunları kaydetti: 

“Sınava az zaman kaldığında öğrencilerde en sık gördüğüm durum, sınav kaygısının belirgin şekilde artmasıdır. “Yetiştiremeyeceğim” ya da “bildiklerimi unutacağım” gibi düşünceler bu dönemde sıklıkla yoğunlaşıyor. Bu durumda öğrenciler de büyük bir anksiyete artışına sebep oluyor. Seanslarda da öğrencilerin, aslında bildikleri konularda bile kaygı nedeniyle kendilerine olan güvenlerini kaybettiklerini sık görüyorum. Bunun yanında uyku düzensizliği, dikkat dağınıklığı, iştahsızlık, mide ağrısı ve kalp çarpıntısı gibi bedensel belirtiler de son günlerde oldukça sık görülüyor.”

“ÖĞRENCİ SÜRECİ SAKİN VE KONTROLLÜ GEÇİRMELİ”

Bulut, sınav kaygısıyla başa çıkmak için öğrencilerin son günlerde uygulayabileceği etkili yöntemler arasında “içsel hatırlatmalar yaparak kontrol duygusunu artırmanın” önemli bir yer tuttuğunu belirterek, 

“Son günlerde öğrencilerde en sık gördüğüm durumlardan biri, sınava çok az zaman kalmışken hâlâ yeni konu öğrenmeye çalışmaları. Oysa bu süreçte yeni konu yüklemesi yapmak yerine mevcut bilgileri pekiştirmek çok daha faydalı. Kısa tekrarlar yapmak ve deneme çözmek öğrencinin kendini daha hazır hissetmesine yardımcı oluyor. Ancak bu dönemde en kritik nokta, kaygıyı doğru yönetebilmek. Kaygıyla baş etmede nefes egzersizleri ve kısa yürüyüşler oldukça etkili yöntemler. Özellikle sınav öncesinde birkaç dakika boyunca derin nefes alıp vermek, bedenin sakinleşmesine yardımcı oluyor. Nefes egzersizlerini özellikle çok öneriyorum. Örneğin; 4 saniye nefes alıp birkaç saniye tutarak yavaşça vermek bile bedenin rahatlamasını sağlıyor. Seanslarda da bu egzersizleri düzenli uygulayan öğrencilerin kaygılarını daha kontrollü yönettiklerini gözlemliyorum.

Bunun yanında, tamamen ders odaklı bir süreç yerine kısa süreli sosyal aktiviteler yapmak da zihni rahatlatıyor. Öğrencinin sevdiği müziği dinlemesi, ailesiyle sohbet etmesi ya da kısa bir yürüyüş yapması kaygının azalmasına katkı sağlayabiliyor. Ayrıca öğrencinin kendine sık sık “Elimden geleni yaptım” cümlesini hatırlatması da üzerindeki baskıyı azaltma konusunda oldukça etkili oluyor. Bu içsel hatırlatma, öğrencinin süreci daha sakin ve kontrollü geçirmesine yardımcı olacaktır” dedi.

“AİLELERİN BU SÜREÇTEKİ EN ÖNEMLİ ROLÜ BASKI KURMAK DEĞİL”

Ailelerin, sınav öncesi süreçte çocuklara yönelik yaklaşımlarına ilişkin tavsiyelerde bulunan Bulut, şunları kaydetti:

“Ailelerin bu süreçteki en önemli rolü baskı kurmak değil, çocuklarına güven vermektir. Çünkü öğrencilerde kaygıyı artıran en önemli etkenlerden biri, ailelerinin beklentisini yoğun şekilde hissetmeleridir. Bu dönemde sürekli sınavı konuşmak, kıyas yapmak ya da “çok çalışman lazım” gibi baskı oluşturan cümleler öğrencinin kaygısını daha da artırabiliyor. Bunun yerine “yanındayız, nasıl hissedersen hisset biz buradayız” mesajını hissettirmek çok daha rahatlatıcı oluyor. Ev içinde de mümkün olduğunca normal düzeni korumak da öğrencinin kendini daha güvende hissetmesine yardımcı oluyor.”

“BİR SORUYA FAZLA TAKILIP SINAVIN GENEL AKIŞINI BOZMAK OLUYOR”

Bulut, sınav günü heyecanı tamamen yok etmeye çalışmak yerine, onu yönetmeyi öğrenmek gerektiğine dikkati çekerek, 

“Sınav günü heyecanı tamamen yok etmeye çalışmak yerine, onu yönetmeyi öğrenmek gerekiyor. Çünkü belli bir düzeyde heyecan aslında normal ve hatta faydalıdır. Sınavdan önceki saatlerde ağır tekrarlar yapmak yerine hafif gözden geçirmeler daha doğru olur. Burada önemli olan zihni yormamaktır. Sınav sırasında ise takıldığın soruda uzun süre kalmamak çok kritiktir. Seanslarda da en sık gördüğümüz hatalardan biri, bir soruya fazla takılıp sınavın genel akışını bozmak oluyor” dedi.

“SINAVDA ALINAN SONUÇ, BAŞARILI BİR HAYATIN TEK BELİRLEYİCİSİ DEĞİL”

Bu sınavda alınan sonucun gelecekte mutlu ve başarılı bir hayatın tek belirleyicisi olmadığını belirten Bulut, öğrencilerin hayat yolculuğuna atılmış bir adım olduğunu vurgulayarak sözlerini şöyle sonlandırdı:

Bence en önemli nokta şu; Sınav önemli ama hayatın tamamı değil. Sınavdan alınan bir sonuç, yalnızca o anki performansı gösterir kişinin değerini belirlemez. Seanslarda da hep şunu anlatıyorum. Bu süreç bir yön belirleyebilir ama hayatta tek bir kapı yok. Hayatta her zaman başka yollar, yeniden başlama fırsatları ve farklı seçenekler var. O yüzden gençlere şunu söylemek isterim. Bu sınavda alınan sonuç, gelecekte mutlu ve başarılı bir hayatın tek belirleyicisi değil. Hayat yolculuğunda sadece bir adım.

 

Sınav öncesi uzmanından öğrenci ve ebeveynlere kritik uyarı: Bu hatalardan kaçının

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

0 Yorum

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.